Bilim-Felsefe

Gerçeküstücülük (Sürrealizm) Nedir, Temsilcileri Kimlerdir?

GERÇEKÜSTÜCÜLÜK

Sanat eserinin aklın ve şuurun kontrolü dışında meydana gelmesini savunan; ahlâk, ilim ve felsefede kabul edilen değerlerin köklü bir şekilde yenilenmesini isteyen gerçeküstücülük (sürrealizm), 1924’de Andre Breton tarafından yayınlanan ilk manifestosunda “ister sözle ister yazıyla ya da başka herhangi bir yolla, düşüncenin gerçek işleyişini belli etmek için başvurulan katıksız ruh otomatizmi” olarak tanımlanır. Aklın denetimi ve hiçbir estetik ve ahlâkî kaygı olmaksızın düşüncenin kendini ortaya koymasıdır.

gerçeküstücülük-resim

 Felsefî temellerini, Bergson, Freud ve Hegel’den; şiir geleneğini ise Fransız şiirinden alan akım dadaizmin kalıntıları üzerine kurulur. Baudelaire, Rimbaud, Alfred Jarry, Apollinaire, Max Jacop gibi sanatçılar ve kübizm ve fütürizm gerçeküstücülüğü besleyen ve hazırlayan kaynaklardır.

Gerçeküstücülüğün öncülüğünü, önce dadacılığı benimseyen Tristan Tzara, Andre Breton, Philippe Soupault, Aragon ve Eluard gibi şairler yaparlar.

Gerçeküstücü örnekler ve özellikleri

1924’de Breton’un Litterature adlı dergide yayınladığı manifestoda siyasî bir yapıya sahip olmayan akım, 1925’te bazı gerçeküstücülerin komünist dergiler ile işbirliği yapmaları, 1929’da Troçki’nin Rusya’dan çıkarılması, kongrenin toplanması ve bazı tasfiye hareketlerinin başlaması üzerine yeni bir siyasî kimlik kazanır. 1927’de Breton, Aragon, Eluard gibi yazarların Fransız Komünist Partiye katılmaları ile bu yön değişikliğini belirginleştirmiştir.

Sürrealist eser

Bu değişim üzerine Breton, ikinci bir manifesto hazırlar. Akımın yeni organı Devrim Hizmetinde Gerçeküstücülük {Surrealisme au service de la revolution) isimli dergi olur. Sanat ve felsefe konularında Komünist Parti ile anlaşamayan Aragon’un 1930’da gruptan ayrılması ile çözülme başlar.

1938’e kadar gerçeküstücüler birçok gösteri hazırlarlar. Kopenhag, Londra ve Paris’te sergiler açarlar. Akım kısa süre içinde Japonya’ya kadar yayılır. II. Dünya Savaşı’nın başlaması ile bir grup gerçeküstücü Fransa’dan ayrılır. Savaştan sonra akımın gelişme merkezi Amerika’ya kayar.

Sürrealist eser

Gerçeküstücülerin Karşı Çıktığı Akımlar

1960’lı yıllarda akım; savaşı, teknokrasiyi, günümüzün medeniyetinin insanı yozlaştıran yanlarını eleştirir. Gerçeküstücülerin malzemesi aklî değildir. Onun malzemesi aklın ve iradenin dışında kendiliğinden, otomatik olarak meydana çıkan ruhsal olaylar, rüyalar ve bilinçaltından gelen çağrışımlardır. Gerçeküstücü akım bu ruhsal olayları oldukları gibi, hiçbir müdahalede bulunmadan aktarmaktadır. Bu görüşler ışığında gerçeküstücüler realizme ve onun estetik görüşüne karşı çıkarlar.

Andre Breton realist romanı tasvirleri ve ele aldığı insan tipleri bakımından eleştirir. Realizmde roman türünün gelişmiş olmasını okuyucunun mantığına cevap vermesine bağlı olarak açıklar. Ama mantık artık günümüz insanının ihtiyaçlarına cevap verememektedir. İnsanı anlayabilmek için bugüne kadar yararlanılan kaynakların yanı sıra şuuraltı, rüya, hayal gücü ve cinsiyet gibi kaynaklara da ihtiyaç vardır.

Gerçeküstücülerin Gerçeklik Anlayışları

Gerçeküstücülerde gerçek anlayışı, Freud’un görüşleriyle paralellik gösterir. İnsan gerçek hayatın sefaletlerini dayanılabilir hâle getiren bir hayaller ülkesinde yaşamaktadır. Eğer insan bu hayallerin neler olduğunu anlayabilirse, yarı uyku hâlinden uyanıp kendine gelebilirse kendi gücünün de sınırlarını görecektir. O zaman da gerçeği değiştirecek ve artık hayallere ihtiyaç duymayacaktır.

Sürrealist eser

Bu kaynaklar insanı akıl ve mantıktan daha iyi çözümleyebilirler. Bu görüşlerde Freud’un olduğu kadar sezgi ve içgüdünün akıl ve zekâdan üstünlüğünü savunan Bergson’un da görüşlerinin etkisi görülmektedir.

Karşı Çıktıkları Kavramlar

Gerçeküstücüler akıl ve mantıktan başka ahlâk, töre, gelenek ve göreneklere de karşı çıkarlar. Aklın egemenliğindeki deneye de karşıdırlar. Faydacılığı esas almayan akım çıkar gözetmez. Şiirin kaynaklarını rüyada buhranda ve uyku hâlinde ararlar: “Yalnız rüya, insana özgürlüğünü istediği gibi kullanmak hakkını verir. Rüya ile ölüm artık karanlık anlamını kaybediyor ve hayatın anlamı başkalaşıyor. .Daha şimdiden otomatlar çoğalıyor ve rüyaya dalıyorlar.

Otomatik Yazı

Otomatik yazı dış dünyaya bağlı olmaksızın zihinden geçirilen sorulara verilen cevapların oluşturduğu metin; cadavre exquise birkaç kişinin kendi aralarında bir kâğıda elden ele dolaştırarak yazdıkları, kelime veya çizgiler sonucu elde edilen metin veya desen gibi teknikler denerler.

Sürrealist eser

Dünyaya Bakış Açıları

Dünyaya eşyanın, kelimelerin, görüntülerin makul düzenini bozan mizah açısından bakarlar. Mantıkla alay eder, olağanüstünün peşinden koşarlar. Rüyaların asıl benliğimizi belirleyen, bastırılmış istek ve arzuları ortaya çıkaran yapısını ilk planda ele alırlar. Dış gerçeklerden koptukları için “kendi gerçekleri ile yaşayan” akıl hastaları ile ilgilenirler. Dili açık-seçik kullanmaktan kaçınır, imajları tercih ederler. Serbest çağrışım metodundan yararlanırlar.

Gerçeküstücülük Akımı Sanatçılarının Dile Bakış Açıları

Gerçeküstücülere göre bilinçaltının verilerini ifade etmek için alışılmış dil yetersizdir. Dile değişik, nüanslı bir anlatım şekli vermek gerekir. Noktalama işaretlerinin yararına inanmakla birlikte, iç dünyanın akıcı bir biçimde verilmesini engelledikleri endişesi ile kullanmazlar.

Sürrealist bir filmden kesit

Andre Breton manifestosunda gerçeküstücülere şu şiir yazma yöntemini önermektedir:

“Zihninizin en yoğun bir biçimde düşünce oluşturacağı bir ortam seçerek oturun. Kâğıt, kalem isteyin. Kendinizi elinizden gelen en edilgin ya da en alıcı (receptif) duruma koyun. Dehanızı, yeteneklerinizi ve başkalarının yeteneklerini bir tarafa bırakın, içinizden edebiyatın insanı her şeye götürebilen kasvetli yollardan biri olduğunu iyice tekrarlayın. Önceden tasarlanmış hiçbir konu olmadan çabuk yazın, aklınızda tutmayacak ve yazdığınızı tekrar okumak isteğine kapılmayacak kadar çabuk yazın. İlk cümle kendiliğinden gelecektir. Her saniyede şuurlu düşüncemize yabancı olan, kendini açığa vurmaktan başka bir şey istemeyen bir cümle her zaman bulunacaktır.”

Picasso'nun Guernica adlı eseri

Şairlerin Kullanığı Teknikler

Şairler gerçeküstü âlemi yansıtabilmek için hipnotizmaya, uyuşturucu maddelere başvururlar. Otomatik yazı ve cadavre exquise gibi bazı yeni teknikler geliştirirler. Gerçeküstücülerin kullandıkları bu teknikler ve yaratıcı yaklaşımların birçoğunun Dadaizm, Fütürizm gibi onu hazırlayan akımlar çerçevesinde ortaya konmuştur.

Gerçeküstücülük Akımının En Parlak Dönemi

1924-1928 akımın en parlak dönemidir. 1930’dan sonra akım gittikçe zayıflar ve siyasal akımlara karışır. Sosyalizm, Marksizm ve Komünizmle birleşir.

Gerçeküstücülük Akımının Önemli Temsilcileri

Akımın belli başlı temsilcileri arasında Andre Breton, Paul Eluard, Louis Aragon, Antoine Artaud, Philippe Soupault, Jacques Prevert, Raymond Queneau, Rene Char gibi şair ve yazarlar; Max Ernst, Picasso, Salvador Dali, Joan Miro, Alberto Giacometti gibi ressamlar; Man Ray gibi fotoğrafçılar ve Louis Bunuel gibi sinemacılar sayılabilir.

gerçeküstü film örneği

Gerçeküstücü Atasözleri

Filler bulaşıcıdır.

Bir yumurta öbür yumurtaları kırarsa bu onun omletleri sevmemesindendir.

Büyük kuşlar küçük panjurlar yaparlar.

Metinlerin eksik olduğu yerde kirazlar düşerler.

Kötü taranmış köpek tüylerini yolar.

Dedelerimizin iskeletini kaşımalıyız.

Etiketler
Devamını Göster

İlgili Yazılar

2 thoughts on “Gerçeküstücülük (Sürrealizm) Nedir, Temsilcileri Kimlerdir?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close