Edebiyat

İnsandan İnsana Sözcükler ile, Kitaptan Kitaba Sayfalar ile…

İnsanlarda biraz kitaplar gibidir aslında. “Nasıl?” diyeceksin biliyorum. Anlatayım o vakit.‘Tanıdıkça anlarsın nasıl bir karakterde olduğunu, tıpkı hiç okumadığın bir kitabın ilk ‘sayfalar’ı gibi düşün bunu, “Devamı nasıl acaba, konusu ne?” diye diye merak içinde başlarsın ‘sayfalar’ını çevirmeye. Bir vakit sonra fikir sahibi olursun, muhabbet ettikçe iyi ya da kötüdür artık senin için. Tıpkı bir kitap gibi işte, sayfalar ilerledikçe anlarsın kaliteli olup olmadığını…

Bazıları da vardır ki dış görünüşten yaklaşır tanımaya çalışır karşıdaki insanı, onun hakkında ön değerlendirme yapar fakat içine girdikçe anlar ki dışıyla alakası yoktur içinin hani, işte öyle, bu da bir kitabın dış kapağı gibi kapağa bakıp aldanıp içinin ‘değmez’ türünden olması gibi…

Yine insanlar vardır ki sürükleyici bir roman gibi, alışkanlık yapan sonraki sayfalar’ı heyecanla çevirdiğin ve her yeni sayfada ayrı bir güzellikle karşılaştığın romanlar! Sonu güzel biten ve her nerede görürsen gör güzellikle yâd edip  ‘efsane kitap’ diye adlandırdıkların gibi, her akla düştüğünde ‘efsane insan’ dersin işte…

Bir de güzel başlayıp sonu acı ile biten ‘böyle bitmemeliydi!’ dediğimiz tanışıklıklarımız vardır. Güzel bir öykünün hazin bir sonla bitmesi gibi hani. Kitaplığında ne zaman görsen aklına sadece o acı son gelir ya, bazı insanlar da öyledir işte, yalnızca verdikleri acıyla gelirler akla.

Bazı tanışmalar da vardır daha ilk baştan ‘çok satanlar listesi’ gibi. Ne zaman bir çıkarı olsa ilk gözden çıkardığı kişi sen olursun, ee boşuna demedik çok satanlar diye…

Yani kelamı toparlamak gerekirse insanlar da kitaplar-sayfalar gibidir işte. Kiminin hatırası kalır, kimi yüz gülümsetir, kimi dert, acı verir, kimi bol hayal kırıklığı bırakır. Diyor ya Sezai Karakoç:

‘İnsandan insana şükür ki fark var

Kimine cennetse kimine zindan…’

Farklıyız biz de insanlar olarak; tıpkı kitaplar gibi. Her birimizin ayrı ayrıdır hikâyesi. Tek ortak noktamız insan olmamız, bizi birbirimizden ayıran ise içimizde taşıdığımız sevgi ve vicdanlarımız. Bir başkasında bıraktığımız hatıramız. Tıpkı bir romanın en asil ve iyi kalpli karakteri gibi, kitap bitse de geride kalan büyüsü gibi. Bizlerde de öyle ömür bitse de ardında bıraktığın tüm güzel eserlerle anılmak gibi.

Yani diyorum ki, çok insan tanıdım Elhamdülillah, sonu muhteşem biten her bir kitabım gibi… Vesselam…

Etiketler
Devamını Göster

Nilay Şirin

yazar, şair ve Konya sokaklarında ilk kitabını yazmakta. Bayburt üniversitesi ilahiyat fakültesi ilahiyat 2018 mezunu. Çeşitli iş deneyimleri ve farklı şehirlerden sonra Eğitimci-Yazar olarak hayatını sürdürmekte. Gizemli olmayı seven yazarımız hayatı hakkında çok fazla bilgi paylaşımı yapmamakta. hayatının genel özeti kitaplar ,kalem ve kağıttan ibaret.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close