Edebiyat

Sehlimümteni Nedir? Kısa Tanımı ve Örnekleri

Sade Kelimelerle Derin Anlamlar İfade Etme Sanatı

Sehlimümteni ilk bakışta kolay gibi görünen ama taklit edilmeye kalkıldığında benzeri meydana getirilemeyen eserler için kullanılır. Aslında sehlimümteni bir üslup özelliğidir. Sanatkârın dile hâkimiyeti son derece başarılıdır. Gösterişten, yapmacıktan uzak bir üsluptur. En derin fikirleri bile sade kelimelerle ifade edebilme sanatıdır.

Sehlimümteni basit malzemelerle yapılmış bir sanat eseridir.

Meziyet kelimede değil kelimeyi kullanandadır. Düşünce temelli olduğu için düşünceye bağlı söz sanatlarındadır.

 

Bazı örneklere bakalım:

-Saçların neden böyle darmadağın, derlerse ben ne cevap veririm?

-Rüzgar dağıttı, dersin.

-Göğsümde pençe ve tırnak izlerini görürlerse?

-Kedi tırmaladı! dersin.

-Dudaklarımdaki lekeleri sorarlarsa ne yaparım?

-Karadut yedim, dersin.

-Ya yanaklarımdaki çürüklerden şüphelenirlerse?

-Kuşlar gagaladı, dersin yavrum, kuşlar gagaladı, dersin.

Yukarıdaki parçada bilinmeyen hiçbir sözcük yoktur. Basit gibi görünmektedir. Fakat Arif Nihat Asya başkaları tarafından söylendiğinde argo tesiri bile yaratabilecek ifadeleri sanat eseri haline getiriyor.

Mehmet Akif Ersoy’un yazmış olduğu İstiklal Marşı da baştan sona bir sehlimümteni örneğidir.

Yahya Kemal Beyatlı’nın:

“Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin

Geçmiş ve gecelerden biri durmakta derinde

Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin

Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde”

Mısraları da sehlimümteniye örnektir.

Sehlimümteni-Yunus Emre'nin temsili fotoğrafıTürkçe sözcüklerle derin bir felsefe olan tasavvufu şiir şeklinde anlatmayı başaran Yunus Emre’yi de unutmamak gerekir:

Ben gelmedim dava için

Benim işim sevi için

Ete kemiğe büründüm

Yunus diye göründüm

Gönül Çalab’ın tahtı

Çalab gönüle baktı

İki cihan bedbahtı

Kim gönül yıkar ise

Mal sahibi mülk sahibi

Hani bunun ilk sahibi

Mal da yalan mülk de yalan

 Var biraz da sen oyalan

Güzel bir mani örneği:

A benim bahtı yarim

Gönlümün tahtı yarım

Yüzünde göz izi var

Sana kim baktı yarim

Fuzuli’den güzel bir beyit örneği:

Bende mecnun’dan füzun âşıklık istidadı var
Âşık-ı sadık benim, mecnun’un ancak adı var

Bir eserin sehlimümteni sayılabilmesi için dilinin sade olması, herkese hitap edebilmesi ama bunlarında da kelimelere derin anlamlar yükleyerek yapılmış olması gerekiyor.

 

Etiketler
Devamını Göster

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close