Kişisel Gelişim

Sürüden Ayrılanı Kurt Kaparmış! Öyle Diyorlar…

Sürüden ayrılanı kurt kaparmış! Öyle diyorlar… Hayatım boyunca hep sürüye uymayan kişi oldum ben. Ne mi oldu?  Yok, yok öyle hiç kurt falan kapmadı beni çünkü herkes seviyor diye sevmek, herkes yapıyor diye yapmak zorunda değildim bunu biliyordum.  Tam da bu sayede, benim hayatım hep ‘iyi ki’ ile başlayan cümlelerle doldu.

El âlem ne der safsatasından da o cümle içinde geçen el âlemden de içimize fenalık geldi, malum. Ya hu, adı üstün de ‘el’ diyorduk, onlardan bize ne!!! Ama gel gör ki hastalıklı bir düşünce gelmiş ve yerleşmişti tüm yaşantımıza. Girdiği ortamda sırf dışlanmamak için şekilden şekle girenlerle doluydu etrafımız.

Hiç kimse, ‘Neden ben, ben olduğum için yaşamıyorum?’ diye sormuyordu kendine. Herkeste anlamsız “bir toplum içinde var olma, toplum tarafından kabullenilme çabası” almış başını gidiyordu.

Şimdi tam da bu esnada yaşadığım bir olay hafızama şimşek hızında çaktı.

Giyilebilir iki parça doğru düzgün bir şeyler almak için mağazalara girip çıkıyoruz ablamla ama elle tutulur bir şey bulmak neredeyse imkânsız. Tüm mağazalar ortak anlaşmış ve aynı saçma sapan ürünleri getirmiş gibiler ve her sorduğumda aldığım yegâne cevap, ‘Bu yılın modası bunlar, herkes bayılarak giyiyor!’

Ya hu mübarek demek ki ben bayılmıyorum! Herkes giyiyor diye hiç beğenmediğim kıyafetleri alıp giymek, sözde modaya uymak zorunda mıyım? Bak yine sinirlendiriyorlar beni. Sonra çıktık mağazalardan ablamla, şöyle bir bakındık etrafımıza; gerçekten de tek düze giyinmiş, bu bana yakışıyor mu bile demeden moda akımına kapılmış bir garip topluluk olmuş çıkmışız. Sessizce baktık birbirimize ve aynı anda şunu dedik, ‘Neslimiz tükeniyor farkında mısın?’ beraberce güldük sonra bu trajikomik halimize…

Sürüden ayrılanı kurt kapar

Başta da yazdığım gibi biz hiç zararlı çıkmadık sürüden ayrı gezince, aslında sürüye uzaktan bakınca yapılan yanlışları daha net bir şekilde görüp hep müdahale eden, yapıcı eleştiriler ile insanların azcık da olsa kendisini sorgulamasını sağlayan, onları, ‘Ben ne yapıyorum?’ sorusunu kendilerine sormaları için teşvik eden taraf olduk aslında.

Kurt sürünün içindeydi asıl, bu devirde sürüyle gezene musallat oluyordu, sürüden ayrılana değil. Tabii ayrı gezeni de sırf hatanın farkında olduğu için, belki sürüyü de etkiler ve uyandırır diye hazmedemeyip korkan ve yok etme çabasına giren bir tür hastalıklı yapılanmalarda vardı ama o başka yazılara artık…

Sürüden ayrılanı kurt kapar

Şimdi hastalığın teşhisini koyduğumuza göre çaresine odaklanma zamanı. Bu ‘El Âlem’ virüsünün oluşturduğu sürüye uyma rahatsızlığı bir an önce bedenleri ve ruhları terk etmeli. Bizi biz yapan değerlerin farkına vararak başlamalıyız işe yani en baştan.

İnsan öncelikle kendini tanımalı, sevdikleri neler, sevmedikleri neler? Topluma benim fayda sağlayacağım şeyler neler? Ben ne yaparsam mutlu olurum? Mutlu olduğum şeyler neler? Bu toplumda beni rahatsız eden tutum ve davranışlar neler? Daha neleeeer neler…

Biz bunları bilirsek ve başkaları için değil kendi değerlerimiz doğrultusunda yaşarsak, kendimizi tanırsak, önce işe kendimizden başlarsak inanıyorum ki daha mutlu bir hayatımız ve daha sağlam adımlarımız olacaktır. Tabii ki daha az endişemiz! Eee sonuçta ‘El âlem’ diye bir virüsümüz var olmayacak bedenlerimizde ve zihinlerimizde artık.

Şimdi durma başlat değişimini. Eminim ki en basitinden dolabında moda diye aldığın ama aslında hiç de tarzın olmayan ve hiç giymediğin kıyafetlerin vardır ilk olarak onlardan başla atmaya, unutma ki küçük adımlar büyük değişimlere gebedir her defasında. Bak aynaya ve şunu de kendine, ‘Değişim benim içimde!’ Hani diyor ya şair:

Herkes işine baksın değil, herkes İÇİNE baksın…

İşte tam da böyle, herkes önce kendi içini düzeltirse insan ilişkileri daha sağlıklı ve daha mutlu bireylerin olduğu bir toplum oluruz. Dön ve bak tarihine adını andığın tüm büyük liderler sürülere kafa tutmuş, tek başına devrimler oluşturmuş ve milyonlarca yüreği olumlu etkilemiş şanlı isimlerle dolu.

Hadi, şimdi sıra sende, sürüden ayrılma vakti çoktan geldi. Güzel bir eylem, bence sen de dene!

Devamını Göster

Nilay Şirin

yazar, şair ve Konya sokaklarında ilk kitabını yazmakta. Bayburt üniversitesi ilahiyat fakültesi ilahiyat 2018 mezunu. Çeşitli iş deneyimleri ve farklı şehirlerden sonra Eğitimci-Yazar olarak hayatını sürdürmekte. Gizemli olmayı seven yazarımız hayatı hakkında çok fazla bilgi paylaşımı yapmamakta. hayatının genel özeti kitaplar ,kalem ve kağıttan ibaret.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Check Also

Close
Close