Eğitim

Teknolojinin İnsan Davranışlarına Etkisi Üzerine

Teknoloji son bir asırdan itibaren hayatımızın hemen hemen her alanına entegre olmuş durumda. Evde, sokakta, ofiste ve insanın olduğu her metrekarede…

Unutmayalım ki teknoloji bizleri yaklaşık 100 yıldır esir almış durumda.

Televizyon icat edilirken takvim yaprakları 1923 yılını, mucit olarak da John Logie Baird ‘i gösteriyordu. Sanırım mucit icadının bu denli hayatımızı çembere aldığını tahmin edebilseydi belki de bunun üzerinde daha çok düşünürdü. Öyle ki televizyonla birlikte evdeki mobilyalar, dekorasyonlar, odanın şekli bile değişti bu büyük icada yer açabilmek adına. Sonra ne mi oldu? Televizyon sayıları arttı, salondan mutfağa ve diğer odalara geçiş yaptı. Anneler mutfakta en sevdiği diziyi izlerken, babalar hararetli bir tartışma programında, çocuklar da heyecanı yüksek bir futbol maçının içinde buldular kendilerini. Sonuç olarak aile içi iletişim televizyonun fişine bağlandı…

Teknolojinin İnsan Davranışlarına Etkisi1

Teknoloji insan yaşamına girmeden önce ikili ilişkiler ve toplumsal ilişkiler güven odaklıydı. Günümüzde sosyal medya özellikle bu anlayışı yıkmaktadır. öyle ki gerçek kişilik ve sanal kişilik diye belirli hatlarla ayrılan bu kişilik durumları çağın en büyük kişilik bozukluklarından biri olan başkalarına güven sorunun ortaya çıkarmaktadır. Gerçek kişiliklerini sosyal medyada gizleyen/eksik gösteren bu anlayış var olan ilişkileri zedelemekle birlikte sosyal medyanın insan ilişkileri üzerindeki önemli derecedeki gücünü yansıtmaktadır.

Uygun olmayan teknoloji kullanımının çocuk, ergen ve yetişkin beden ve ruh sağlığı üzerinde ciddi bir tehlike oluşturduğunu söyleyelim. Ebeveynlerin çocuklarının teknolojiye bağımlığından dem vurduğunu ve önleyemediklerini duymuşuzdur/görmüşüzdür. Backgroundda ise farklı bir boyut yatmaktadır. Çocuklar sosyal öğrenme kuramıyla gelişimlerini sürdürmektedir. Çocuk anne-babasını taklit yoluyla/rol model alarak öğrenmektedir. Anne-baba olarak bir nevi kişiliklerimizin izdüşümünü onlarda rahatlıkla görebiliriz. Bizlerin teknolojiye bilinçli kullanması onların da bu yönde bir davranış geliştirme/değiştirmesine olanak sağlayacaktır.

Teknolojinin İnsan Davranışlarına Etkisi2

Günümüzde ikili ilişkiler teknolojiyle birlikte çok farklı bir görünüm kazanmakta. Öyle ki önceden komşuya hal-hatır sorulurken, günümüzde ilk sorulan soru evde wifi (kablosuz internet bağlantısı) olup olmadığı/varsa şifresinin ne olduğudur. Gelinen bu nokta teknolojiye esir olduğumuzun/hâkim olamadığımızın en bariz göstergelerinden biri değil midir?

Anneler çocuklarının önceleri sokaktan eve geç gelmesinden yakınırdı, şimdi evden dışarı çıkmamakla /sokakta oynanan oyunlara yabancı olmalarından…

İşin bir de diğer boyuna değinelim. Psikolojik boyutu… psikososyal sorunlar, öğrenme güçlüğü, ders başarısında düşme, saldırgan davranışlar, anormal olarak kabul edilen davranışlar, şiddete karşı duyarsızlaşma, gece korkuları, tssb. (travma sonrası stres bozukluğu) Çocuk, ergen ve yetişkin uzun süre teknoloji kullanımı hareketsiz yaşama yol açtığından birey aşırı/hızlı kilo alımından dolayı obezite hastası olur bu da bireyde depresyon, çöküntü, anksiyete ve bunalım oluşturur. Bedensel değişimlerin psikolojik değişimleri tetiklediği bir realitedir.

Teknolojinin İnsan Davranışlarına Etkisi3

Trafikte araba kullanırken telefonla konuşan/mesajlaşan sürücüler, yolda yürürken mesajlaşıp önüne çıkan engeli görmeyip çarpan (Türkiye’de çukura düşme vakası yaşanmıştır.) insanlar, bebeği sussun/yemek yesin diye koca telefonu bebeğini susturma aleti olarak kullanan ve sözüm ona çözüm olarak gören anneler, havasız, kalabalık artık her mahallede bulunan ve ergenlerin uğrak mekanı olan internet cafelerde dış dünyayla bağlantısını koparan bireyler, şarjı azaldığında/bittiğinde  gözü en yakın prizi arayan bağımlılar, seyrettiği şiddet içerikli filmlerden etkilenip şiddet furyasına kapılan(davranış, giyim-kuşam değişikliği) ve saldırganca davranışlar sergileyen kimlik arayışındaki ergenler, izlediği video geç yüklendiği/donduğu için sabırsızlık örneği sergileyip öfkelenen insanlar, televizyon kumandasını ‘’kumanda’n’’ olarak gören bizler, son yıllarda ortaya çıkan ve çocukları hedef alıp onları olumsuz talimatlarla (kendine /başkalarına zarar vermesi) yönlendirmeyi hedefleyen blue whale(mavi balina) ve momo’nun tuzağına düşmesini çaresiz bakışlarla izleyen ebeveynler… Örnekler çoğaltılsa da ne yazık ki sonuçlar genelde bu eksende devam ediyor.

Teknolojinin İnsan Davranışlarına Etkisi4

Önemli olarak gördüğüm bir konuya son olarak değinmek istiyorum.

Playerunknown’s battlegrounds (pubg) oyunu dünyada en çok oynanan oyunları tahtından indirip birinci sıraya yetleşti.türkçe karşılığı ‘bilinmeyen oyuncular için savaş alanı’’ olan bu oyun şiddet ve şiidet içerikli tasarımı ve içeriği ile oyun içerisinde sistematik duyasızlaştırma yöntemiyle(şiddete karşı duyasrsızlaştırma) birbirlerini tanımayan kullanıcıları(users) bir savaş algoritmasına sürükleyip trend olmayı başarabilmiştir.en yakınınızdan uzağınıza şöyle bir göz gezdirin…bu oyunu oynamamış kaç birey bulabileceksiniz…

“Teknolojinin esiri olma hâkim ol” sloganını içselleştirdiğimizde(özümsediğimizde) yaşanan problemleri en aza indirgeyip, beden ve ruh sağlığımızı önemli ölçüde korumuş oluruz.

Etiketler
Devamını Göster

Esat Dağ

Ağustos 20 Elazığ doğumluyum.Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mezunuyum.(2013)Eğitim sektöründe Psikolojik Danışman olarak çalışmaktayım.Lisans eğitimimde Türkiye Alzheimer Derneğinde stajyerlik yaptım.2015 yılından beri başladığım yazı serüvenine Eğitim ve Psikoloji alanlarında devam etmekteyim.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close