Tarih

Yazı: İnsanlık Tarihine Eşi Görülmemiş Bir Miras

Sümerler tarafından insanlık tarihine eşi görülmemiş bir miras olarak bırakılan yazı, bir ihtiyaç sonucu icat edilmiştir. Peki, nedir bu ihtiyaç?

Sümerleri bu icada zorlayan sebeplere bir bakalım.

Sümerlerin Mezopotamya’da kurdukları küçük şehirlerde işleyen sistem gereği her vatandaş toprak mahsullerini ve yetiştirdikleri hayvanları mabede teslim ederdi. Teslim edilen ürünler mabet görevlileri tarafından her aileye ailenin ihtiyacı miktarınca paylaştırılırdı. Her vatandaşın mabede getirdiği malın miktarını ve cinsini unutmamak ve teslimatı belgelemek için görevliler tarafında sadece kendilerinin anlayabileceği çeşitli işaretler kil tabletler üzerine konurdu. Sonradan işaretlerin karşısına da getirilen malın resimleri çizilmeye başlandı. Bu sistem de bir süre sonra karışıklıklara sebep olunca farklı çareler aramaya başlanır. Bu sürecin sonunda işaretleri ve resimleri bir şifre gibi kullanmaya başlarlar. Böylelikle Sümerler MÖ 3500-3200’lü yıllarda yazıyı icat ederler.

Sümerler, tarımla uğraşmaları ve buna bağlı olarak da elde edilen ürünlerin hesaplarının tutulması sonucunda yazıyı icat ederek insanlık tarihini eşi görülmemiş bir miras bırakırlar.

MÖ 26 yüzyıl Sumer Tabletleri 296x300 - Yazı: İnsanlık Tarihine Eşi Görülmemiş Bir Miras
MÖ 26. yüzyıla ait bir Sümer tableti.

Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere yazı ilk olarak ekonomik amaçla kullanılır. Ürün teslimi, ürün miktarı, mal listesi, hesap kaydı vb. biçimler içerir. Daha sonra ekonomik içeriğe siyasi ve dini içerikler de eklenir. Bu içeriklere Anadolu uygarlıklarından günümüze ulaşan tabletlerde rastlanır. Bu tabletlerdeki içerikler egemenlik ifadesi taşır, egemen olan gücün istemlerini barındırır. Bu yazılarda egemenlik altında olanların herhangi bir sözü veya istemi bulunmaz. Örneğin Hammurabi yasalarında amaç kölelik sisteminin yasal bir çerçeveye oturtulmasıdır.

Mısır piramitlerindeki yazıtlar firavunların mezarlarının duvarlarında bulunur ve bu yazıtlarda firavunun tanrı olduğu sık sık ifade edilir. Sonraki dönemlerde yazı popülerleşir. Bu yazıların içeriğinde günün kötülüklerine karşı protestolar, sosyal adalet talepleri, romantik heyecanlar, kadın ve şarap konularının işlendiği görülür. Elbette bu konuların içeriği yazan halk değil de yazılmasını talep eden yahut yazı yazmayı bilen kişi belirlemiştir.

Tarihi Gelişim Sürecinde Yazı

Sonraki dönem Babil ve Sümer yazıtlarında siyasal ve ekonomik içeriklerin dışında dini içeriklerin de ağır bastığı görülür. (MÖ 3000-2000) Bu yazıtlar insanın düşünce tarzını ve ideolojik biçimlenmesini ifade eder. Yazıtların büyük çoğunluğu dinsel törenler ve büyüyle ilgilidir.

mısır
Mısır hiyeroglif yazıtları

Mısır imparatorluklarının yazıtlarının içeriği de büyük oranda din merkezlidir. Bunun yanında firavunların seferlerini, fetihlerini ve büyük başarılarını anlatan metinler de vardır. Orta imparatorluk döneminde “Harpçının Şarkısı” ve “Ruhuyla Yaşamaktan Yorgun Düşmüş Bir Adamın Diyaloğu” gibi eserler de ağır yaşam şartları altındaki karamsarlık ve düş kırıklıklarını içerir.

Hititlerin yazı aracı olarak tahta tabletleri kullanmaları ve Hattuşaş Kütüphanesi’nin büyük bölümünün kaybolması Hitit edebiyatından kalıntıların kalmamasına sebep olmuştur. Hitit taş kabartmalarındaki içerikler ise yönetici sınıfı temsil eden tanrıların resmedilişi, savaş sahneleri, hayvanlar, çiçekler ve avcılar gibi günlük yaşamla ilgili anlatımlar bulunur.

Asur yazıtlarında iç-dış ilişkilerle ilgili yazıtlar egemendir. Bunun yanında kralların savaş ve barış zamanlarındaki yaşam öyküleri de anlatılır. Asur saraylarının kabartmalarında savaş tutsaklarının köleliğe götürülmesi ve kralın av sahneleri anlatılır.

Akadlar, Elamlılar, Babilliler, Asurlular, Hititler ve Urartuların elinden geçen yazı süreç içerisinde değişikliğe uğradı ve Fenikelilerde fonetik dil olur. Fenikeliler kendi alfabelerini çivi yazısından yararlanarak geliştirirler.

Babillerde bulunan en eski yazıtlar taş tabletlere kazınarak işlenmiştir ve her biri bir sözcüğü yahut düşünceyi ifade eder. Buna ideograms denir. Daha sonra ideogramlar çivi yazısının hecesel işaretlerine dönüşür.

Fenike alfabesii
Fenike alfabesi

Mısırlılar MÖ 3100 yıllarında hiyeroglifleri geliştirirler. MÖ 2500 yıllarında ana yazı aracı olarak taş ve yazı yerine papirüs ve fırça kullanmaya başlarlar. Böylelikle yazıyla iletişim aracı arasında taşınabilme kolaylığı sağlanmış olur. Papirüs kütüphaneleri kurulur. Bununla birlikte kâtiplik mesleği ortaya çıkar. Hiyeroglif önce gerçek objeleri anlatır ardından fikirleri anlatmak için kullanılır. Bu durum sonradan 24 harfli Fenike alfabesinin oluşmasına model olur.

Parşömen Yazı
Parşömen kâğıdı

MÖ 200 yılında Yunanlılar hayvan derisinden parşömeni geliştirirler. Daha sonra parşömenler yuvarlak rulo yapmak yerine kitap yapmak için sayfalar halinde katlanır. Çin’de yazılı iletişimin geliştirilmesi için tekstilden kâğıt yapımı başlar. Bu da kâğıdın ucuzlamasını sağlar. Sonradan lambanın siyah isinden yapılan mürekkep yazı biçimine yeni bir tarz kazandırır. 868’de en eski blok basımlı kitap olan “Diamond Surta” basılır.

Yazı: İnsanlık Tarihine Eşi Görülmemiş Bir Miras Diamond Sutra
Diamond Sutra
Kaynak
1
Etiketler
Devamını Göster

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close